Posts filed under 'Yok Artık!'

Oda Arkadaşının Arkadaşını Dövme İsteği

Şu an yanımda malın biri oturuyor. Oda arkadaşımın arkadaşı kendisi. Oda arkadaşım uyuyor ama bizim malak sabahtan beri bilgisayarda oyun oynuyor. Odamda sakin, gürültüsüz oturmak isterken bu malla karşılaşan ben gayet tabi sinirliyim. Son sınıf bir insansı olarak yaptığı eşşekliği hazırlıktan dayak yiyerek ödeyebilir her an. Kendisini ensesinden tutup atmam an meseli. Zaten sınav geliyor stres yapmışım… Elimdeki soda şişesini birazdan sihirbazlık numaraları kullanmadan kaybetmeyi düşünüyorum. Hayır biraz kalıplı olsan neyse be adam! Nedir bu dayak yeme isteğin?

Add comment June 12, 2007

Şenlikler Geldi!

METU Spring Festival başlıyor. Bu senenin bombası cumartesi günü olan Pentagram konseri. Öncesi ve sonrası beni pek ilgilendirmiyor açıkçası. Pentagram Ankara konserine (7 Nisan 2007) gitmek çok istemiştim ama nasip olmadı. Burada da kaçırırsam dayak yerim herhalde.

Okulun en güzel, en eğlenceli günleri şenliklermiş. Bakalım nasıl olacak. Ortalıkta pek çok sarhoş olacağı kesin. Millet valizle içki taşıyor içeri. Limonata standı diye tekila satacak olanlar mı aramazsın yoksa son hafta arama var diye içkileri çitlerden geçirecekleri mi… Kibrit çakmaya gelmez anlayacağınız kampüste…

1 comment May 6, 2007

İyi ki Varsın, Teşekkürler, Portakal, Orada Kal!

Bugün iyice dikkatimi çekti. Ben bu blog -ki blog kullananlar pek yapmaz ama- ve spacelerdeki yazıların sonunda pek sık gördüğümüz “iyi ki varsın x”, “iyi ki varsın x ve y”, “canım benim sen olmasan”, “senin gibisini yoktur, harikasın öpüyorum” vs gibi yazılara gıcık oluyormuşum. Hele yazılar ağlaksa… Yaz yaz sonrada başla bakalım teşekkür kısmına. Yaz birine teşekkür ettin, oteki açıkta kalmasın diye. Sonra yaz daha da, belki biri okurda adını göremez. Yaz bakalım ne kadar yaranabileceksin? Arkadaşın senin adını yazmaz belki diye yaz… Yaz da namın yürüsün… Yaz biraz daha yetmez yalandığın…

Yaz böyle sonra gel bir de samimiyetten bahset. Samimi arkadaş iste. Samimi davranmak iste birilerine. Ama bil ki burdan en fazla yalanmak çıkar. En fazla bunu bulursun. Yetin bununla çünkü elde olan bu senin için. Ne verdin ki ne alasın? Sen yaz daha… Samimiyet hakkında da yaz hatta. Bir de altına yaz samimi arkadaşlarım teşekkürler diye… Yetmez tabi ki. İsimlerini de yaz onların. Hatır gönül yapma kısmını teşekkürle hallet. Kolay gele…

Add comment April 21, 2007

Diskim Parça Parça

Son günlerde bilgisayarımın neden çok yavaş çalıştığını düşünüyordum ki aklıma disk birleştirme yapmak geldi. Ne bileyim durumun bu kadar vahim olduğunu! Hararetli bir şekilde kullanmamama rağmen kendinden geçmiş bir harddisk gördüm. Bu fotoğraf 2 kez birleştirme yapıldıktan sonra çekildi. Bunu ancak format paklar…

disk.jpg

Add comment April 5, 2007

Öz, Hakiki, Gerçek…

Aralarında en fazla 15 metre bulunan iki kafenin resimleri aşağıdakiler. Sanırım herşey ortada…

dsc00019.JPGdsc00018.JPG

Add comment March 17, 2007

Ankara Şubat’ta Yanar mı?

Arkadaşlardan duyduğuma göre şu anda kar içinde yüzüyor olmamız gerekirmiş. Fakat durum olması gerekenden biraz farklı. Kışın ortasında, Ankara gibi bir yerde insan şort ve tişört ile basketbol oynayabilir mi sizce? Evet oynar! Hem de hiç üşümeden, baya baya terleyerek, hatta yanarak oynar. Sonumuz pek hayırlı değil gibi. Şimdi böyle ise yaza ne olur düşünemiyorum.

Bugünlerde sıcaktan bu kadar çok çekerken yeni bulduğum bu siteyi sizinle paylaşmazsam olmaz. Aşağıda linkini gördüğünüz site Türkiye’nin Kyoto Anlaşması’nı imzalaması için yapılmıştır. Sanırım bir imza atmak lazım! “Kyoto’yu İmzala”

Add comment February 21, 2007

Bu Ne Böyle?

Bunu fotoğrafın varlığından bile haberdar değilim. Telefonu kurcalarken buldum. Ne ara çekildik bilmiyorum. En solda kar maskeli olan benim, elimde de çok tehlikeli bir kalem var (: Sanırım “iddaalı yorum”dan sonra ki gözde bu!

goruntu007.jpg

Add comment February 17, 2007

Bir Türlü Giremeyen "Placebo"!

Telsim Vodafone’un yeni nesil reklamlarını artık herkes biliyordur. Güzel reklamlar, en azından benim hoşuma gitti. Fakat birinde, aklıma takılan birşey oldu. Reklamı ilk izlediğimde dahi fark ettiğim, gayet bariz olan birşey. Reklamda ki müzik! Baterinin girişi, solistin çınlaması, melodinin çok benzer olması… Bana bir türlü giremeyen “Where is my mind” dedirtti… Reklam için bu linki, şarkı için bu linki takip edin. Şarkıyı bilmeyen varsa dinledikten sonra bana hak verecektir.

Add comment January 27, 2007

Tatil Sendromu

Efendim istek üzerine kurban bayramından sonraki iki gün tatil edilmiş. Tatilimiz haftasonu ile birleştirilmiş. Gayet güzel buraya kadar, zaten kimse gitmiyordu derse. Tabi ki ahâli bu kıyağı yaptıktan sonra acısını çıkartacakmış. 19 Ocakta başlaması gereken sömestre tatili ahâli yüzünden 25′ine alınmış. Tatilin bitiş tarihide değiştirilmemiş. Sağolsunlar canlarım benim! İşin güzel yanı sömestreden sonra 4 ay tatil neyim yok.

Add comment November 17, 2006

Sen de Olmasan Çözemezdik Bu Konuyu!

“O poşuyla gezen insanların bunları yapma sebepleri nedir? Sebepleri belki bir devlet kurmak, belki birtakım haklara sahip olmak. Neden herşey hayır deniyor? Bölünmek isteyen insanlar bölünsünler, istedikleri gibi yaşasınlar geçinsinler. Bunun ne zararı var? Anlamsız gelen şeyler var. Mesela Kürt devleti kurma istekleri… Bu bizim AB’ye girmek istememiz gibi bir şey…” (Hülya Avşar)
Röportajdan harfi harfine yazdım. Bir anlam çıkaramadım. Başı ile sonu arasında dağlar kadar fark var. Büyük düşünür bu konular hakkında deriiin bilgilerini, lütfedip de bizimle paylaşmış. Tabi biz kimiz ki bu önemli insanın görüşerini anlayalım. Papa’nın yağmur duasına çıkması gibi bir şey…

Add comment September 25, 2006

"Sağlıklı Çürük" Raporu Aldım

Ehliyet için sağlık raporu almam, raporu almam içinde polikliniğe gitmem gerekiyordu. Kurs bizi topluca Çağdaş Tıp Merkezi diye bir yere götürdü, Poligon tarafında. İsmi batsın, lanet bir yer! Psikolojimi bozdu. İşiniz düşerse gitmeyin. Elin hademe suretli heriflerini doktor diye masaya oturtmuşlar, size saçma sapan sorular soruyorlar. Bir de kıllar. Al, döv, iade et kıvamında tipler. Zaten kursta çok dandik. Direksiyon öğretmenimiz daha ehliyet almamış sanırım, korsan gibi araba kullanıyor. Yıldırım-Şen sürücü kursları mıdır nedir. İğrenç sakın gitmeyin. Tiki dediğimiz tipler bol, kaypak yığınla… Allah’tan birkaç kişi tanıdık çıktı, birkaç kişiyle de tanıştık, yoksa çekilmez bu kurs.

1 comment July 21, 2006

Previous Posts


Calendar

December 2009
M T W T F S S
« Nov    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Posts by Month

Posts by Category