Ormandan Ağaçları Görmemek
December 10, 2007
Gecenin köründe blogun içeriği hakkında biraz düşünüyordum. Nasıl daha fazla insana hitab edebilirim diye. Ne yazmak, nasıl yazmak lazım?
Blogdaki yanlızlığım, mutluluğum gibi şeyleri konu edinen yazılar beni ve en fazla yakınımdaki insanları, beni tanıyanları ilgilendirir en fazla… MSN bloglardaki ağlak yazılardan pek bir farkı yok yani. Sonra düşündüm de neden bazıları duygularını anlatıyor ve tutuluyor; bazılarınki neden arada kalmış, okunması sıkıntı veren uzun yazılar oluyor? Bazı yazılar var, okuyorsun ve farklı hissediyorsun, uçar gibi. O da kendi yalnızlığını anlatıyor, öteki de…
Aslında olay basit, gerçek anlamıyla basit. Öyle birşey yazıyor ki yazdığı şeyi okumadan önce biliyorsun. Aslında o senin içinde, belki yaradılıştan belki de şartlardan öyle geliyor. Tam olarak ne anlatmak istediğini anlıyorsun çünkü konuya tamamen hakimsin. Sanki sen yazmışsın da son defa kontrol ediyorsun…Okuduktan sonra ‘evet, işte bu’ diyebiliyorsun. Ne yazdığını anlıyorsun çünkü yalın. Sana yazacağı bir şey olduğu için laf ebeliği yapmıyor. Anlaman onun için önemli. Ağzının açık kalmasına sebep olan şey kurduğu aklında bir paradoks gibi dönüp duran cümle değil. Yıllardır bildiğin ama kimseden, kendinden bile duymadığın öz… Yazar “Seni İçimden Terk Ediyorum” dediği zaman fark ediyorsun aslında ne hissettiğini… Sana çok yakın olmasına rağmen bilinmezi keşfediyorsun. İnsana haz veren bu oluyor.
Halledilmesi gereken araştırmak, uygun konuyu bulmak değil sanki. O zaman işi karışık hale getiriyor insan. Bir adım geriden bakmak yeter. Diğerlerinden farklı bakmak, gördüğünden korkmamak… Mahalle baskısından yılmayıp yazmak. Sanırım zor olan basit olanı yapmak…
Entry Filed under: Uncategorized. .
1 Comment Add your own
Leave a Comment
Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed
1.
Bilal KABAKLI | December 10, 2007 at 9:59 pm
ne tuhaf değil mi
içimi acıtanda sendin
acımı dindirecek olanda
ya öldür beni dedim
ya da git benden
içi bulanık bir sevdanın ucunda seni kaybettim
aldırmadın aldırmalarıma