Bir Grup Hippi – Edward Sharpe and The Magnetic Zeros

Listeny aracılığı ile tanıdığım pek çok güzel gruptan sadece biri bu hippiler :) “Up from below” isimli albümlerini edindim, çok sevdim. Değişik bir his bu hippileri dinlemek.

Home’ isimli şarkıları çok güzel ve pek çok kişi bu şarkı ile tanıyor grubu. Fakat benim favorim albümle aynı ismi taşıyan “Up from below”. Merak edenler için gelsin; “gel bebeğim”.

March 10, 2011 at 3:55 pm Leave a comment

İzmir’e Dönüş

Zorlu bir dönemi ve kaldığım dersleri geride bırakarak, bu gece İzmir’e dönüyorum. Fotoğraf, deniz, güneş, anne yemeği ve ev sıcaklığı ile harcamak istediğim yaz tatilim bu gece başlıyor. Yaz okulu listede olmasa da yapılacak pekçok şey var.

İlk hedef DASK-Adam ( Doğa Araştırmaları, Sporları ve Kurtarma Derneği – Anadolu Dağ Aşma Maratonu) var. Geçen sene orta mesafeli parkurda ikinci olduğum yarışmaya bu sene uzun mesafede katılmayı planlıyorum. Yarışma ortağımla yaptığımız zorlu bir antrenman programı var ve yaz tatilimin ilk bir ayını dolduruyor.

Hayırlısı diyoruz ve başlıyoruz eşyaları yerleştirmeye..

June 13, 2010 at 12:26 pm Leave a comment

Bilal Usta’dan Pilav Tarifi

Pilav yapımını bir de benim gözüm ile inceleyin.

  1. Pirinci ılık suda birkaç kez yıka
  2. Yıkanmış pirinci yağda kırmadan, nazikçe biraz kavur
  3. Her bardak 1 bardak pirinç için, 1.5 bardak sıcak su ekle
  4. Tuzu, tavuk bulyonu, kesme şekeri ve birkaç damla limonu eksik etme
  5. Su kaynayıp azalmaya başlayınca, daha az ısıtan bir ocağa geçir ve kısık ateşte pişmesini bekle.
  6. Pilav olmaya yakınken altını kapat ve 10 dakika dinlendir

Kardeşim, neden olmuyor bu yahu. Ya çiğ kalıyor içi ya da dibi kömür oluyor…

June 4, 2010 at 2:16 pm Leave a comment

Mercan Dede – 800

Bu albümle tanışma hikayem aslında uzun süredir izlemek istediğim ve en sonunda başarabildiğim çok sürükleyici bir film ile oldu. Fatih Akın’ın yazıp yönettiği Crossing The Bridge: The Sound of Istanbul (Köprüyü Geçmek: İstanbul’un Sesi).  Ben oturup film gibi izlesem de belgesel olarak geçiyor :) Kısaca bahsetmek gerekirse İstanbul’u tanımak isteyen bir Alman, sırrı şehrin müziklerinde arıyor.

Film müzisyenlerin felsefi konuşmalarının yanında performanslarını da içeriyor. Felsefe kısmında katılmadıklarımız olsa da (Orient Expressions – Nur’a atfen) Orient Expressions ve Mercan Dede’nin performanslarına diyecek yok.

En ilgimi çeken yer Mercan Dede’nin Ab-ı Hayat isimli şarkısı oldu. Klarnet başta olmak üzere klasik türk müziği enstrumanlarının kullanılması çok etkileyici diyebilirim, hele ki benim gibi bir klarnet sevdalısı için. Mercan Dede’nin yaptığı müziğe önceleri önyargı ile yaklaşırdım. Bunda biraz Mercan Dede dinleyen insanların, biraz da Sufi taraflarında bezimin olmamasını sebep olarak sayabiliriz. Bu güzel müzikten sonra biraz inceleme fırsatı buldum.

Son albümü ’800′de Ceza’nın rap yapması, Yıldız Tilbe’nin şarkı söylemesi bile beni dinlemekten alıkoyamadı. Özellikle albüme adını veren 800′e hayran kaldım, Ceza’nın rap söylediği kısımlar dahil olmak üzere :) 800 ile birlikte albümün en güzel diğer şarkısı (bence) Mercanistan.

Genel olarak Mercan Dede’nin müziği gerçekten insanı rahatıyor. Bu rahatlatma kafayı boşaltmak ya da stresi zamk ile almakla olmuyor. İnsanı düşünmeye sevkediyor. Düşünmeye fırsat bulmak, kendinle başbaşa kalabilmek daha bir durgunluk bir yandan da canlılık veriyor. Önyargımı kırarak büyük bir adım attığımı ve daha farklı şeyler tanıdığımı düşünüyorum. Bir film izledim hayatım değişmedi belki ama müzik zevkim büyük oranda değişti. Filmi de albümü de tavsiye ederim bilmeyenlere.

February 23, 2010 at 12:30 pm Leave a comment

Şimdi Haberler

İnternette takip ettiğim birkaç gazete ve haber sitesi var. Bence haberlerin en önemli kısmı altlarındaki yorumlar. Çoğu zaman haberi değil de yorumu okumak için açıyorum. Yorumlar deneysel gözlemler gibi bence. İnsanoğlunu anlamanın kolay yanı. Ne hakkında ne düşünüyorlar direk sonuç. Sosyal olguları anlamaya çalışan, yeterince görüp geçirmemiş vatandaşlar için bulunmaz fırsat.

Pekçok saçma haber gördüm. Yorumların ise büyük kısmı saçma, aklı başında iki cümle yazan zor bulunuyor. Yani haber sitelerinin de flickr’dan pek farkı yok :) Az önce dikkatimi çeken şey şu haber altındaydı;

‘Büyükbabanızı yediğimiz için çok üzgünüz’,

Erromango Adası’nda yaşayan yerliler aradan 170 yıl geçmiş olsa da yedikleri misyonerin ailesinin 17 üyesinden özür diledi…

Haber nitelğini tartışmayacağım tabii ki. Benim dikkatimi çeken yorum ise;

” Gerçeği görmek lazım: tek bir kişi için bile, özür dilenirken, biz burada 90 yıldır aynı yalanı savunuyoruz hem de 1,5milyon can için. demek ki neymiş yamyamlar kadar bile uygar olamıyormuşuz.”

Bence tekrar düşünmek lazım. Herkes birşeylerin yanlış olduğunu biliyor ama bu yanlışa uyduğunu görmezden geliyor. Bu ‘boş’ insanları devletimiz kendi eli ile yetiştiriyor ve insanlar vergileri ile bu eğitim sistemini destekliyor. Eğitim bu ise ben vergi kaçıracağım!

İşin tek yolu okuyabilmek, anlayabilmektir. Başkalarının okuyup anlatması değildir. Eğitim sistemi iyileştirilmemelidir, değiştirilmelidir…

December 8, 2009 at 7:52 pm Leave a comment

Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne…

Artık kendini kaldıramaz hale gelen bilgisayarıma format attım. İnternetten anti-virüs programı indirirken bir yandan da youtube’dan videolara bakıp vakit geçireyim demiştim. Fakat youtube yazıp ctrl+enter’a bastıktan sonra farkettim ki erişim mahkeme kararı ile hala engelli. DNS ayarlarım sayesinde farkedememişim Türkiye’de yaşadığımı.

DNS ayarlarımı değiştirip yeniden internete bağlanacak olsam indireceğim dosyaya yeniden başlamam gerekecek, bu zamanı değerlendireyim derken bilmeyenlere bu yasaklardan nasıl kurtulacağımızı anlatmak istedim. Üşenmedim, yabancısı için bazı ekran görüntülerini paint’te kesip biçip yazıya ekledim. Bu dersimizde “youtube’a yasaları atlatarak nasıl erişiriz”i göreceğiz. Tübitak’a kapak olan gösterilerden sonra, bu yazıyı da gönlümden Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne atfediyorum. (more…)

July 27, 2009 at 10:28 pm 2 comments

Bir Sonraki Maraton İçin Kendime Tavsiyeler

4-5 Temmuz 2009’da Bolu’da DASK (Doğa Araştırmaları, Sporları ve Kurtarma Derneği) tarafından düzenlenen Dağ Maratonu’nda müthiş bir hafta sonu geçirdim. Macera severlerin ‘challenge’ dedikleri, meydan okumaya bizzat şahit oldum. “No pain, no gain” diyerek tırmandığımız dağlar, kat ettiğimiz yolar şimdi tatlı bir anı iken bir dahaki Dağ Maraton’u için kendime ve blog aracılığı ile diğer macera severlere bazı notlar aktarmak istiyorum. Yarışmanın zevki, insan üzerinde bıraktığı etkileri ve bu kültürü paylaşan insanlar ile geçirilmiş günlerin tadını başka bir yazı konusu olarak erteleyerek yarışmaya katılacaklar için ufak tavsiyelerde bulunacağım. Yarışa ilk kez katılmama rağmen tecrübeli ortağımdan aldığım tavsiyeler ve yardımlar sayesinde alnımın akı ile işin içinden çıkabildim. Yarışma adına tek tecrübem orta mesafeli parkur olduğu için yazdıklarımı bu mesafe adına değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Her şeyden önce unutmamak gerekir ki bu yarış dayanıklılık üzerine kurulu. Yarıştan önce antrenman programınızı bu yönde ele almak daha verimli olacaktır. Tabii fiziksel antrenmanın yanında kafa olarak da kendinizi (more…)

July 17, 2009 at 11:35 pm Leave a comment

FishCard İstiyoruz!

Akbank ve Boyner Holding’in yeni kredi kartı FishCard harika bir reklam ile tanıtılıyor. Reklamı izlemeyeniniz yoktur herhalde. Başarılı olduğu kesin. Başarılı olmanın yanında pek de duygusal hatta arabesk diyebileceğimiz kadar. Reklam hakkında kimle konuştuysam tepkileri ortaktı. Herkes bir ağlamaklı olmuş… Anlaşılan o ki herkes erteliyor hayallerini.

Reklam çok şey anlatıyor aslında. Hepimizin ortak hayalleri var ve çok açık ki bunları erteliyoruz. Motorsiklet, dünya turu, tatlı bir köpek… Bunları istemeyen yoktur (bayanların ne dediklerini duyuyor gibiyim).

Fakat hayallerimizi çok küçük yaşta bırakıyoruz. Hayatın gerçekleri tam bir tokat gibi iniyor insanın suratına ve artık hayallerin suretinden bile korkar oluyoruz. Öyle bir kalıp var ki bize zorlatılan, dayatılan, hergün medya ile hatta devlet eli ile aşılanan.

Düşünün ki bir ufak çocuk var. Babasının motorsikletine binip hayaller kuruyor. Ağzı ile sesler çıkarıyor, direksiyon ile oynuyor. Halbuki altındaki uçan teneke. O uçan teneke bir anda uzay gemisi oluveriyor. Uzayda yaşıyor çocuk sanki. Jüpiter’e doğru inişe geçerken Samanyolu sağda kalıyor. Uzay korsanlarına karşı yanında Turist Ömer ile savaş veriyor. O çocuk orada tüm insanlığa faydalı olmayı düşlüyor. İşte o günden sonra süper kahraman olmak istiyor.

(more…)

September 30, 2008 at 11:00 pm 1 comment

Yıkılmayan Adam

Fazla söze gerek yok, gecenin köründe oda arkadaşlarımla gülmekten yarıldım. Onlarca defa izledim ama hala her izlediğimde gülüyorum… Karşınızda Yıkılmayan Adam, Cüneyt Arkın…

November 30, 2007 at 12:30 am Leave a comment

Local Strangers – Dolapdere Big Gang

Çoğunluğu Dolapdereli olan sekiz müzisyen darbuka, keman, ud gibi türk çalgılarını kullanarak ünlü pop ve rock şarkılarını yeniden düzenlemişler… Sonuç mükemmel! Billy Jean, Englishman in New York, La Isla Bonita, Smoke on The Water… Hepsi harika! Arşivimdeki “A Tribute To Smoke On The Water (2006)” adlı albumden Metallica, Deep Purple, Iron Madien gibi gruplar tarafından yapılmış 16 adet Smoke on The Water dinledim ama hiç biri bizimkilerin yaptığı kadar güzel değildi. Sanırım yakınlarda yeni albümleri çıkacakmış, bekliyoruz! Aşağıda Smoke on The Water ve La Isla Bonita isimli parçaları var.

October 5, 2007 at 5:22 pm Leave a comment

Ankara Güzeldir…

Hazırlık maceramdan sonra tekrar Ankara’ya iniş yaptım. Bu sefer gerçek üniversite hayatını, final zamanlarıyla birlikte, yaşamanın zamanı geldi. Okula hiç bu kadar hevesli geldiğimi hatırlamıyorum. Bolüme geçmiş olmanın -profu atlatmanın- verdiği mutluluk bir yandan, uzuun yaz tatili boyunca bekledikten sonra bu uzuun bekleyişin karşılığını almak bir yandan aklım bir karış havada desem yeridir. Hayatımda eksik olan, eksik olmadığında külfet olan şeylerin yerine gayet insani, sıcak şeyler geldi… Umarım Math119(calculus) karşıma çıktığında da bu kadar mutlu olabilirim… Olurum yav :)

September 18, 2007 at 8:05 pm Leave a comment

Older Posts


Categories

Feeds


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.