İnsanları Motive Edemiyorsanız…

Bölüm insanları arasında uzun zamandır konuşulan fakat bir şekilde kimsenin ses çıkarmadığı, kimsenin bildiğini göstermediği bir konu üzerine yazmak istiyorum. Bugün bir öğretmen adayı olarak yetiştirildiğim güzel bölümüm, ODTÜ – Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü, hakkında yazacağım.

Bölüm ve içindeki çağdaş eğitimciler hakkında yazabileceğim onlarca hikaye var. Açıkçası bunları yazarsam, hem yazının seviyesi düşer hem de ders sırasında yaşananları ifşa ettiğim için okuldan atılma ihtimalim doğar. İnsanların konuşma ve anlama bozukluklarından ziyade eğitim anlayışlarındaki hastalık ve sahtecilik hakkında konuşacağım. (more…)

2 comments November 3, 2009

Vergi Üzerine

Hükümetin akaryakıta yaptığı son vergi zamlarından sonra vergi konusu aklıma iyice takılır oldu.  Bir vatandaşımız 10 liralık akaryakıt aldığında bunun yaklaşık 7 lirasını vergi olarak devlete ödüyor. Gerçekten acı bir manzara.

Aslında işlerin bu noktaya geldikten sonra hükümetin de yapabileceği bir şey yok, kendilerine göre. Dikkat ettiğiniz üzere köprü ve otobanlardan başlayan, tekel, kdv ve akaryakıt gibi ana başlıklar ile şenlenen zam haberleri açık bütçe habercisi. Ekonomik krizin etkisini azaltmak için vergi indirimine giden İngiltere’ye bakarsak krizin bizi teğet geçmiş olması lazım diye düşünebiliriz. Tabii ki düz mantık her zaman doğru sonuç vermiyor. (more…)

Add comment August 8, 2009

Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne…

Artık kendini kaldıramaz hale gelen bilgisayarıma format attım. İnternetten anti-virüs programı indirirken bir yandan da youtube’dan videolara bakıp vakit geçireyim demiştim. Fakat youtube yazıp ctrl+enter’a bastıktan sonra farkettim ki erişim mahkeme kararı ile hala engelli. DNS ayarlarım sayesinde farkedememişim Türkiye’de yaşadığımı.

DNS ayarlarımı değiştirip yeniden internete bağlanacak olsam indireceğim dosyaya yeniden başlamam gerekecek, bu zamanı değerlendireyim derken bilmeyenlere bu yasaklardan nasıl kurtulacağımızı anlatmak istedim. Üşenmedim, yabancısı için bazı ekran görüntülerini paint’te kesip biçip yazıya ekledim. Bu dersimizde “youtube’a yasaları atlatarak nasıl erişiriz”i göreceğiz. Tübitak’a kapak olan gösterilerden sonra, bu yazıyı da gönlümden Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne atfediyorum. (more…)

1 comment July 27, 2009

Bir Sonraki Maraton İçin Kendime Tavsiyeler

4-5 Temmuz 2009’da Bolu’da DASK (Doğa Araştırmaları, Sporları ve Kurtarma Derneği) tarafından düzenlenen Dağ Maratonu’nda müthiş bir hafta sonu geçirdim. Macera severlerin ‘challenge’ dedikleri, meydan okumaya bizzat şahit oldum. “No pain, no gain” diyerek tırmandığımız dağlar, kat ettiğimiz yolar şimdi tatlı bir anı iken bir dahaki Dağ Maraton’u için kendime ve blog aracılığı ile diğer macera severlere bazı notlar aktarmak istiyorum. Yarışmanın zevki, insan üzerinde bıraktığı etkileri ve bu kültürü paylaşan insanlar ile geçirilmiş günlerin tadını başka bir yazı konusu olarak erteleyerek yarışmaya katılacaklar için ufak tavsiyelerde bulunacağım. Yarışa ilk kez katılmama rağmen tecrübeli ortağımdan aldığım tavsiyeler ve yardımlar sayesinde alnımın akı ile işin içinden çıkabildim. Yarışma adına tek tecrübem orta mesafeli parkur olduğu için yazdıklarımı bu mesafe adına değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Her şeyden önce unutmamak gerekir ki bu yarış dayanıklılık üzerine kurulu. Yarıştan önce antrenman programınızı bu yönde ele almak daha verimli olacaktır. Tabii fiziksel antrenmanın yanında kafa olarak da kendinizi (more…)

Add comment July 17, 2009

FishCard İstiyoruz!

Akbank ve Boyner Holding’in yeni kredi kartı FishCard harika bir reklam ile tanıtılıyor. Reklamı izlemeyeniniz yoktur herhalde. Başarılı olduğu kesin. Başarılı olmanın yanında pek de duygusal hatta arabesk diyebileceğimiz kadar. Reklam hakkında kimle konuştuysam tepkileri ortaktı. Herkes bir ağlamaklı olmuş… Anlaşılan o ki herkes erteliyor hayallerini.

Reklam çok şey anlatıyor aslında. Hepimizin ortak hayalleri var ve çok açık ki bunları erteliyoruz. Motorsiklet, dünya turu, tatlı bir köpek… Bunları istemeyen yoktur (bayanların ne dediklerini duyuyor gibiyim).

Fakat hayallerimizi çok küçük yaşta bırakıyoruz. Hayatın gerçekleri tam bir tokat gibi iniyor insanın suratına ve artık hayallerin suretinden bile korkar oluyoruz. Öyle bir kalıp var ki bize zorlatılan, dayatılan, hergün medya ile hatta devlet eli ile aşılanan.

Düşünün ki bir ufak çocuk var. Babasının motorsikletine binip hayaller kuruyor. Ağzı ile sesler çıkarıyor, direksiyon ile oynuyor. Halbuki altındaki uçan teneke. O uçan teneke bir anda uzay gemisi oluveriyor. Uzayda yaşıyor çocuk sanki. Jüpiter’e doğru inişe geçerken Samanyolu sağda kalıyor. Uzay korsanlarına karşı yanında Turist Ömer ile savaş veriyor. O çocuk orada tüm insanlığa faydalı olmayı düşlüyor. İşte o günden sonra süper kahraman olmak istiyor.

(more…)

1 comment September 30, 2008

Süt Uyku da Kaçırır!

İki gecedir, 1 lt süt içiyorum. Fitness için kalsiyum gerekiyormuş öğrendim ve suyunu çıkardım işin. Normalde bir kaşık yoğurt veya bir bardak süt ile camış gibi uyuyabilen ben iki gecedir uyku halinden pek bir uzağım. Bu gece de uyuyamadım kalktım internetten biraz araştırma yaptım. Kalsiyumun fazlası uykuyu kaçırabiliyormuş. Her ne kadar süt ile laktik asit alsa da vücud bu sebepten dolayı uykuyu da kaçırabiliyormuş. Sınav zamanları içtiğim çok kahveden farkı yok. Gözlerim kapanmak istiyor ama bir şekilde açık kalıyorlar, bilmediğim bir sebepten dolayı. Final zamanı bir de sütü deneyeceğim…

Yalnız ertesi güne çok pis uyku yapıyor melet aklınıza olsun. 12 saat uyudum gene kendime gelemedim, üstüne bütün gün de uykum vardı. Kalsiyumcuklarımız o saatlerde işlerini bitirmiş uyumak istiyorlar. Derslerde kafam hep öne düştü, bazen öyle de kaldı..

Bütün suç sütte de değil gerçi. Bu gece uyutmayan yalnızca o değil…

Add comment April 3, 2008

Mutlu Ol. Bu Bir Emirdir!

Yasaklar ve otoriteye karşı tatlı sert, alaycı bir Sinan Çetin kısa filmi. Film 1934 yılında geçen bir hikayeyi anlatıyor. Esas konu ise o yıllarda dönem hükümetin radyolarda Türk müziğinini yasaklaması. Yerine ise Avrupa müziklerini zorlaması.  Pek çoğumuzun masum bir yasa sandığı şapka kanunu gibi Avrupa’dan gelen modern ve aydın yaşam tarzı ya da bilmediğimiz başka bir şey…  Özellikle filmde geçen “-Sazla batı oluğ mu lan?” bana “başörtüsü ile laiklik olur mu?”yu hatırlattı. Film bir kez daha göstermiş ki insanların kültürüne ve yaşam tarzına karışan devlet gerçekten tuhaf durumlara düşüyor, eziliyor, küçülüyor…

Add comment March 29, 2008

Sünger Bob Kare Pantolon!

Bir 11 Mart daha… Bu seferki biraz değişik oldu ama… Ömrümün yaklaşık olarak üçte biri bu gece bitti… 01-06 gece nöbetimi düşünüyordum ki hayatımın ilk süpriz doğumgünü partisi çıkageldi… En güzel doğum günümdü… Hediyem ise görünürde Sünger Bob’du. Tabii ki esas hediye baska… Çok teşekkür ederim… Ne kadar teşekkür etsem azdır…

Add comment March 11, 2008

Mutlu Yıllar!

Mutlu yıllar efendim herkese! İlk defa evden uzakta gireceğim yeni yıla, ama burası da evim gibi oldu artık. Ben mutlu gireceğim inşallah yeni yıla… Umarım herkes benden çok daha fazla mutlu olur. Nice mutlu senelere!

Add comment December 31, 2007

Tangled Up In Plaid – Queens of The Stone Age

I slipped
Didn’t mean
Didn’t mean to do it that way
But I blew in on a whim, gone tomorrow
(shit) I’m gone today

Come, lets play along
And let each other lose
A win would cause an alarm
Don’t matter to me
Don’t matter to you

I could keep you all for myself
I know you gotta be free
So free yourself
I could keep you all for myself
I know you gotta be free
So free yourself

(more…)

Add comment December 29, 2007

Yıkılmayan Adam

Fazla söze gerek yok, gecenin köründe oda arkadaşlarımla gülmekten yarıldım. Onlarca defa izledim ama hala her izlediğimde gülüyorum… Karşınızda Yıkılmayan Adam, Cüneyt Arkın…

Add comment November 30, 2007

Previous Posts


Categories

  • Blogroll

  • Feeds